Beşköyün En Büyük Şehir Portalına'ne Hoş Geldiniz...
giriş

Sehir Rehberi

11:51 itibariyle,Sal 22.05.2012
20 °C - 17 °C
Beşköy :Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
En Yüksek:20 °C - En Düşük: 17 °C
 

Öfke saklamaya gelmez, büsbütün içimize isler.
(MONTAIGNE)
Faruk KURT

E-Posta:

KANALLAR VE INSANLAR

 


İstanbul dünyanın en önemli tarihi ve kültürel şehirlerinden biridir ve Bizanstan sonra Osmanlının elinde de çok daha güzel ve görkemli bir kent olma konumunu korumuştur.


 


Osmanlı döneminde inşa edilen cami ve imaret mekanları bugün bile insana ferah ve mutluluk vermektedir.


1950’den sonra Anadolu’dan kademeli olarak göç almaya başlayan bu nadide kentimiz ne yazık ki, merkezi yönetimlerin medeni bir imar ve iskan planlaması yapmaması ve yerel yönetimlerin de menfaate dayalı inşaat ruhsatları nedeniyle çarpık ve içinde yaşanılması zor bir şehir haline getirilmiştir. Bu çarpık kentleşme 1990’lı yıllardan sonra çok daha karmaşık ve riskli bir şekilde sürdürülmüş ve bugün içinden çıkılması zor bir hale sokulmuştur.


Bir yandan beklenen deprem tehlikesi ve diğer yandan göçün yoğun bir şekilde sürmesi nedeniyle, İstanbul halkı bir çaresizlik ve karamsarlık içerisinde kıvranıp durmakta ve zor hayat şartları altında ne bu riskleri oluşturanlar hakkında kafa yormakta ne de yerel yönetimlerini bu doğrultuda sorgulamayı akıl etmektedir.


Haydi diyelim bu bıkkınlık ve bezginlik içerisindeki insanların bu riskleri düşünecek ve önleyecek ne halleri ne de imkanları yoktur.


Peki bunun sorumlusu olan merkezi yönetim ve yerel yönetimlere ne oldu?  


 


Kanal İstanbul ! Ne muhteşem proje. Deprem olursa, at cesetleri kanala dök Marmara’ya. Ne mezar derdi ne de yer işgali. Dik gökdelenleri ve köşkleri kanalın kenarına, atlasın sakinleri kayıklara, yürüsün serdirevanla sadabada…  


İstanbullu da bu fantezi proje ile avunsun. Vay be, benim adamım bak neler yapıyor, ya seninki…..


 


Yukarıdaki tehlikelerin oluşmasında büyük ölçüde payı olanların öncelikli görevi, neden oldukları bu tehlikeleri en aza indirerek halkı mağdur etmeyecek projeler üretmek ve böylece İstanbul’u daha medeni ve yaşanılabilir hale getirmektir.


Ancak bundan sonra düşünülecek bir kanal projesi bir anlam kazanabilir.


 


1999 depremini üzerinden tam 11 yıl geçti. Bu deprem riski istenseydi, bu süre zarfında en aza indirilebilirdi. Fakat maalesef hemen hemen hiçbir şey yapılmadı.


 


İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak önceliğin bu konuya verilmesini ve bir an önce bir çözüm bulunmasını talep ediyorum. Herkesin de bunu talep etmesini hatırlatıyor ve tavsiye ediyorum.


 


İnsan olarak gözlerimiz ve aklımız öncelikle sorunların neden, nerden ve kimden kaynaklandığını ve kimler tarafından çözülmesi gerektiğini görüp bulmalıdır ve buna göre karar verme melekesini devreye sokmalıdır. Aksi takdirde insana insan gözüyle bakılmaz…..


 


2011-08-07 Bu Yazı 275 kez okundu

Son Yazıları

KANALLAR VE INSANLAR
Yorumar